home loans
home loans

İbretlik Resimler

11
Image Detail
hurma
Image Detail

Dua Ayeti

İbrahim Suresi 40.Ayet
Rabbim! Beni namaza devam eden bir kimse eyle. Soyumdan da böyle kimseler yarat. Rabbimiz! Duamı kabul eyle.-İbrahim Suresi 40.Ayet

Kitapyurdu Reklamı

Bir Hadis

19.Hadis

إنَّ الصِّدْقَ يَهْدِي إلَى الْبِرِّ وَ إنَّ الْبِرَّ يَهْدِي إلَى الْجَنَّةِ وَإنَّ الرَّجُلَ لَيَصْدُقُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ صِدِّيقًا وَ إنَّ الْكَذِبَ يَهْدِي إلَى الْفُجُورِ وَ إنَّ الْفُجُورَ يَهْدِي إلَى النَّارِ وَ إنَّ الرَّجُلَ لَيَـكْذِبُ حَتَّى يُكْتَبَ عِنْدَ اللَّهِ كَذَّابًا


Hiç şüphe yok ki doğruluk iyiliğe götürür. İyilik de cennete götürür. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğru sözlü) diye yazılır. Yalancılık kötüye götürür. Kötülük de cehenneme götürür. Kişi yalan söyleye söyleye Allah katında kezzâb (çok yalancı) diye yazılır.

Buhârî, Edeb, 69; Müslim, Birr, 103, 104.

Haydin Namaza

Kıl beşi Kurtar Başı

Site İçi Arama

Giriş Formu



İbretli Söz

İnsanları iki şey mahveder: Fazla mal toplama hırsı ve çok konuşmak.
İbrahim en-Nehâi -

Köşe Yazısı

Muzaffer Coşkun
Muzaffer Coşkun

Köşe Yazısı

Ayetullah Coşkun
Ayetullah Coşkun

Köşe Yazısı

Sait Çamlıca
Sait Çamlıca

Anketler

Sitemize Nasıl Ulaştınız ?
 

Reklam

Sponsor Reklam

Kimler Sitede

Şu anda 7 konuk çevrimiçi

Top List

Edebiyat
 
İslam'ın Şartları  e-Posta

İslam’ın Şartı 5’tir


1- Namaz kılmak.

2- Oruç tutmak.

3- Zekat vermek.

4- Hacca gitmek.

5- Kelime-i şahadet getirmek (Eşhedü en-lâ ilâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve rasûlüh.)

 
Müslüman Nasıl Yaşamalı  e-Posta

Müslüman Nasıl Yaşamalı

Rütbe, makam ve mevkilerin hükmü kabir kapısında sona erer, kabir ve ahirette geçer akçe ancak Allah yolunda yaptıklardın, kazandıklarındır.

İçki ruhun ölümüdür! ölüm denenmez; ancak günü geldiğinde yaşanır.

Cennete girmenin şartı; imandır, ilimdir, ibadettir.

Allah Teala'ya en yakın olunan vakit, namaz vakti; namazın içinde o'na en yakın olan hal de secde halidir.

İman ve namaz ikiz kardeş gibidir.

Şeytanın insan üzerine en fazla düştüğü anlar, ibadet anlarıdır.

Bazı nimetlere sahip olmamak, en büyük nimettir.

Kalbin arzusu, inanmak ve yaratanı sevmektir; düşmanı küfürdür, şirktir.

Susmak; yorulmadan yapılan bir ibadettir. İnsanı özür dilemekten kurtardığı gibi, kiramen kâtibi meleklerine rahatlıktır.

Allah'a gerçek anlamda teslim olan bir insan, kendisine yalnızca Allah'ı dost ve veli edinir.

Görevimiz! bir taraftan doğru yolda yürürken, öte yandan cehennem yolcularını uygun bir dille ikaz etmek, onları da cennet yoluna ve rıza çizgisine çekmeye çalışmaktır.

Ahirete inanmamak ölmeye değil, cennete girmeye manidir.

Seher vakti rahmet kapısını çalmanın tam zamanıdır.

Faziletin görülmeye, gösterilmeye ihtiyacı yoktur, o kendini gösterir.

Her Müslüman cennetten ümitli, cehennemden de korkmalıdır.

Evet unutmayalım ki; ihlas zerreyi küre yapar...

 
Peygamber Efendimizin (S.A.V.) Düşmanlarına Karşı Okuduğu Dua  e-Posta

Peygamber Efendimizin (S.A.V.) Düşmanlarına Karşı Okuduğu Dua

savasduasi

Ey bütün kötülüklerden, maddi ve manevi bütün ayıplardan münezzeh, pak, ve temiz olan Kuddus!... ve ey necis ve kirli şeylerden ve noksan sıfatlardan müberra olan Tahir !

( Bizi de bütün kötülüklerden muhafaza eyle)

Umum mahlukatından O'na sözüyle denk gelecek hiç kimse yoktur.

(Hüküm ancak Onundur)

Ya İlahena! Düşmanlarımızın bize galebe etmesinden ve bize üstünlük sağlayarak hakkımızda şemata yapmalarından sana sığınırız.

Ey (Rahmet olarak) Üzerimize Kur'anı indiren.. ve bulutları gezdiren..ve düşman birliklerini hezimete uğratan Rabbimiz! O düşmanlarımızı perişan eyle..
ve onlara karşı bize yardım et.

 
Peygamber Ama Kul  e-Posta
Peygamber Ama Kul 

Gülümseyen bir çehre
ama kederli,
Saygılı ama dimdik,
Mütevazı ama vakarlı,
Yorgun ama kararlı,
Bitkin ama mücadeleci,
Mutlu ama sakin,
Mutsuz ama ümitli,
Sessiz ama çığlık çığlığa,
Öfkeli ama müşfik,
Sevinçli ama mutedil,
Ağlayan ama sessiz,
Sahipli ama kimsesiz,
Gözü yaşlı ama içli,
Zayıf ama güçlü,
Kral ama taçsız,
Mağdur ama suçsuz,
Önder ama yurtsuz,
Yürüyen ama koşar adım,
Herkesle ama yalnız,
Yalnız ama herkesle,
Övgü ama dolu sitem kar,
Sade ama içten,
Fakir ama zengin,
Zengin ama yoksul,
Hükümdar ama halk,
Birisi ama baş tacı,
Darda ama bölüşen,
Zorda ama yetişen,
Bağışlanmış ama af dileyen,
Güvende ama tedbirli,
Korunmuş ama temkinli,
Kudretli ama dertli,
Yaralı ama doktor,
Muhalif ama dosttur,
Müeddib ama zarif,
Meskun ama garip,
Muhacir ama fatih,
Mükedder ama mutlu,
Soylu ama kutlu,
Beşer ama seçkin,
Mübelliğ ama yetkin,
Muzaffer ama kuşkusuz,
Hatalı ama kusursuz,
Müstakil ama makbul,
Peygamber ama kul…
 

Prof. Dr. Ali AKYÜZ

 
17.Hadis  e-Posta

اَلْمُسْلِمُ مَنْ سَلِمَ النَّاسُ مِنْ لِسَانِهِ وَيَدِهِ


Müslüman, insanların elinden ve dilinden emin olduğu kimsedir.

Tirmizî, Îmân, 12; Nesâî, Îmân, 8.

 
Kabirdeki Şahıs Kalksa  e-Posta

Kabirdeki Şahıs Kalksa

Evliyanın biri talebeleriyle beraber bir sohbetten dönerken, bir kabristanın yanından geçiyorlarmış. O veli zat bir kabri işaret ederek talebelere sormuş.

"şimdi su kabirde yatan şahıs kalksa ,sizce neler yapar?"

Talebeler en basta şaşırmış ancak herkes kendine ait fikri beyan etmiş. Kimisi "devamlı namaz kılar" demiş , kimisi "devamlı oruç tutar " demiş, kimisi "bütün malvarlığını Allah yolunda sarf edip, sadaka verir" demiş, kimisi de hemen hacca gider ve asla günahlara girmez" demiş..... Talebelerin fikirleri hep bu minvaldeymiş.

O veli zat tebessümle karşılık verip "elbette hepinizin dediği doğru, şu anda o kabirdeki kimse dirilse namazlarını, oruçlarını ve diğer ibadetlerini daha hassas şekilde yapmaya gayret eder." ve devam etmiş " o şahsin tekrar dirilme, buraya gelme imkânı yok artik o kapı kapalı, fakat siz buradasınız ve kabre doğru gidiyorsunuz, yani sizin kabre gideceğiniz kesin. O şahsin yapacağını söylediğiniz şeyleri şimdi siz neden yapmazsınız veya gevşek davranırsınız? "

Talebeleri o günden sonra dini emirlere daha hassas davranıp, dün ölenlerin azap çektiği basit fani meseleler için bugün artik birbirilerini yermekten vazgeçmişler...

Hasılı kelam ibret almışlar, kötü bir hayat sürerek başkalarına ibretlik(!) bir hayat bırakmamışlar.

Cenabı Hak bizlerede hakikatleri doya doya yasayan ve yaşatan bir hayat nasip etsin.

 

 
İslam’da Namazın Önemi  e-Posta

İslam’da Namazın Önemi

Kelime-i şahadetten sonra İslam’ın en önemli rüknü namazdır. Namaz, belli eylemler ve özel rükünler ile Yüce Allah’a kulluk etmektir. Namaz dinin direği, müminin miracıdır.

Namazı terk etmek, kılmamak büyük bir günahtır. Peygamberimiz (S.A.V.) kıyamet günüde, hesabı sorulacak ilk amelin namaz olacağını bildirmiştir.

Namazını hakkıyla kılana Allah’ın rahmeti ve mağfireti vardır. Namaz, insanın maddi ve manevi temizliğinin vasıtası olmaktadır. Nitekim Kur’an-ı Kerimde “Sana vahyedilen kitabı oku ve namaz kıl. Çünkü namaz, çirkin ve kötü işlerden alı kor. Allah’ı zikretmek en büyük şeydir. Allah, yapıp ettiklerinizi bilir.” (Ankebüt Süresi-45.Ayet) buyurulmaktadır.

Ayrıca, namaz işlenmiş hata ve günahların temizlenmesini de sağlar. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) “Beş vakit namazı, bir insanın kapısının önünden akıp giden temiz bir ırmağa,

namaz kılmayı da bu ırmakta her gün beş kere yıkanmaya benzetmiştir ve Allah, namaz sayesinde günahlarını siler. “(Buahri, Mevakit, 6; Müslim, Mesacit,282) buyurmuştur. 

Atalarımızda, kıl beşi, kurtar başı demişlerdir. Beş vakit namazını hakkıyla kılan bir Müslüman, her şeyi ile örnek olan Allah’ın en sevgili kuludur.

 
Benim Rüyalarım Çok Farklı  e-Posta
Benim Rüyalarım Çok Farklı

Sınıf öğretmeni, çocukların uykuları üzerine bir araştırma yapıyordu. Rüya görmenin insan ruhunu ne kadar rahatlattığını ve onlar için ne kadar gerekli olduğunu belirttikten sonra:
 
 - Söyleyin bakalım!. dedi. Bu gece ne gördünüz?
 
 Çocuklar, tek tek el kaldırarak rüyalarını anlatmaya başladılar. O haftaki rüyaların bir çoğu, üç gün önce meydana gelen korkunç tren kazası ile ilgiliydi. Bir de, cinnet geçiren bir emeklinin, karisi ve çocuklarını yol ortasında bıçaklaması ile...
 
 Öğretmen, arka sıralarda oturan bir öğrencinin el kaldırmadığını görünce, ona doğru yaklaşıp:
 
 - Hayrola arkadaş!. dedi. Yoksa sen hiç rüya görmüyor musun?
 
 Küçük çocuk, yanakları pembeleşirken:
 
 - Elbette görüyorum!. diye gülümsedi. Ama benim rüyalarım çok farklı.
 
 - O zaman, gördüğünü anlat!. dedi öğretmen. Aynı şeyleri görmen gerekmiyor.
 
 Küçük çocuk:
 
 - Ben, dedemle birlikte gittiğim balık avını gördüm!. dedi. Köyümüze yakın olan derede idik. Ve koca bir balık tutarak eve götürdük.
 
 Öğretmen, yaptığı çalışmayı, bir sonraki dersinde de sürdürdü. O hafta görülen rüyaların büyük bir çoğunluğunda, petrol zengini bir ülkenin bombalanması sırasında ölen yüzlerce çocuk vardı. Diğer rüyalar ise, meşhur bir şarkıcının ayağından vurulması ve iş adamlarından birinin kaçırılması ile ilgiliydi.
 
 Öğretmen, arka sıradaki öğrencinin bu sefer de el kaldırmadığını görerek yanına gitti ve ona ne rüya gördüğünü sordu.
 
 Küçük çocuk, dışarıdaki karlı dağlara bakıp:
 
 - Geçen hafta birçok kuzumuz doğdu, dedi. Rüyamda onları, dağın yamacındaki pınara götürmüştüm. Bu arada çiçeklerle konuşup, gökyüzündeki kuşlarla yarıştım. Onlar gibi uçuyordum havada.
 
 Öğretmen, araştırmasını biraz derinleştirdiğinde, çocuğun diğer kardeşlerinin de aynı türde rüyalar gördüğünü öğrendi. Hatta dedesi bile, onlar gibiydi.
 
 Sonunda merak edip:
 
 - Hep bu türden rüyaları görmeniz çok harika! dedi. Sanki birer film gibi her biri. Yoksa bunun için bir formül mü var?
 
 Küçük çocuk:
 
 - Bilmiyorum öğretmenim!. diye gülümsedi. Televizyon alamayacak kadar fakir olduğumuz için, Allah bize bu filmleri gösteriyor olmalı.
 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 1 > 17
Özel Arama
copyright @ ibretli.net