Anasayfa
Ramazanda Midenizi Rahatlatacak 16 Bitki  e-Posta

Ramazanda Midenizi Rahatlatacak 16 Bitki

 

Besinlere lezzet katan baharatlar ve bitkilerin kullanımı çok eski çağlara dayanır. Hoş kokulu bitkilerin ve baharatların yemekleri lezzetlendirdiği kadar sağlık açısından da katkıları vardır. Ülkemiz, 10 binin üzerindeki bitki çeşidiyle ılıman iklim kuşağındaki en zengin floraya sahiptir. Bunlardan yüzde 34'ü başka hiçbir yerde doğal olarak yetişmeyen özellik taşıyor.

ADAÇAYI


Adaçayı doğal östrojen içerir ve bu özelliği ile menopoz döneminde ortaya çıkan ateş basması, terleme ve sıkıntılara yardımcıdır.

AĞIR YEMEKLER VE ÇORBALARA ANASON

Eski çağlardan beri ilaç olarak kullanılmış bir bitkidir.Yatıştırıcı, idrar söktürücü ve gaz giderici özelliğe sahiptir. Mutfakta çorbalarda beşamel sosta, ekmek hamurunda ve ağır yemeklerde kullanabilir, sindirim sorunlarınızı da çözebilirsiniz.

DEFNE


Eski çağlardan beri ilaç olarak kullanılmış bir bitkidir.Yatıştırıcı, idrar söktürücü ve gaz giderici özelliğe sahiptir. Mutfakta çorbalarda beşamel sosta, ekmek hamurunda ve ağır yemeklerde kullanabilir, sindirim sorunlarınızı da çözebilirsiniz.

Devamını oku...
 
Bir Çocuğun Ramazan Günlüğü  e-Posta

Ramazan 1
Bu gün evde bir acaiplik var.
Herkes sessizce işine okuluna gidiyor.
Annem 'Zeynep hadi sana kahvaltı hazırlayalım' dedi.
Kimse yemek yemiyor, su içmiyor.
Ablam bile!

Ramazan 5
Önce diyet yaptıklarını sanmıştım.
İzledim hepsini.
Akşama doğru hepsi sessizleşiyor.
Sofrayı hazırlayıp ezanı bekliyorlar.
Onları böyle seyretmek, öyle hoş ki.
Başka zaman, susmak bilmeyen ablamın bu hali içten içe güldürüyor beni.
Ama gülmeye cesaretim yok.

Ramazan 9
'Niye böyle yapıyorlar?' Ablama sordum, 'Büyüyünce anlarsın..' dedi.
Zaten başka ne der ki…
Anneme sordum, Ramazan dedi.
Babama sordum, Oruç dedi.

Devamını oku...
 
Hoş Geldin Ya Şehri Ramazan  e-Posta

HOŞ GELDİN YA ŞEHRİ RAMAZAN

RAMAZAN-I ŞERİF DUALARI

10 Gün Yâ Erhamerrâhimin.

10 Gün Yâ Gaffârezzünûb.

10 Gün Yâ Atikarrikâb.

Not: Bu dualar, günde en az yüzer defa okunur

 
34.Hadis  e-Posta

عَجَبًا لأمْرِ الْمُؤْمِنِ إِنَّ أمْرَهُ كُلَّهُ خَيْرٌ وَلَيْس ذَاكَ لأحَدٍ  إِلاَّ لِلْمُؤْمِنِ: إِنْ أصَابَتْهُ سَرَّاءُ شَـكَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ وَإِنْ أصَابَتْهُ ضَرَّاءُ صَبَرَ فَـكَانَ خَيْرًا لَهُ


Mü’minin başka hiç kimsede bulunmayan ilginç bir hali vardır; O’nun her işi hayırdır. Eğer bir genişliğe
(nimete) kavuşursa şükreder ve bu onun için bir hayır olur. Eğer bir  darlığa (musibete) uğrarsa sabreder ve bu da onun için bir hayır olur.

Müslim, Zühd, 64; Dârim”, Rikâk, 61.

 
Saadetimiz İçin Uymamız Gereken Beş Kural  e-Posta

1.      Sen güzel olursan...............Dünyayı güzel görürsün.

2.      Herkes   zehirse..................Sen panzehir ol.

3.      Alem   hasta  ise..................Sen merhem ol.

4.      Senden gayrisi kötü ise.......Sen iyi ol.

5.      Herkes kötümser ise............Sen iyimser ol.  

Osman HULUSİ Efendi

 
Bâhisetülbâdiye (1886-1918)  e-Posta

Bâhisetülbâdiye (1886-1918)       

 

         Kahire’de doğdu. Devrinin tanınmış alim ve ediplerinden Hifnî Nâsıf’ın kızıdır. Resmi bir okuldan mezun olan ilk müslüman hanım sıfatıyla yüksek öğrenimini kız öğretmen okulunda tamamladı. (1905). İngilizce ve Fransızca öğrendi. Bir taraftan Kahire Emîriye kız okullarında öğretmenlik yaparken, diğer taraftan da kadın hakları savunucusu olarak günlük gazetelere yazılar yazmaya başladı. Abdüssettâr el-Bâsil ile evlendikten sonra öğretmenlikten ayrıldı. Ülke kadınlarının uyanması ve kadın haklarının korunması için yazılar yazdı, konferanslar verdi ve bu konuda gayret gösteren ilk Mısırlı müslüman kadın olarak dikkatleri üzerine topladı. Muhammed Abduh’un, Kasım Emîn ve babasının fikirlerinden faydalandı. Kadınların sosyal hayata girmelerini, bilhassa Mısırlı zengin hanımların ev işleri ve çocuklarının terbiyesiyle bizzat meşgul olup bu işleri hizmetçilere bırakmamaları gerektiğini yazı ve konferanslarında işledi. İslami değerlere son derece bağlı olan ve kadının örtünmesi gerektiğini savunan Bâdiye ileri sürdüğü görüşlerin canlı bir örneği olmaya çalıştı. Bu dönemde yazdığı yazılarda “Bahisetülbâdiye” imzasını kullandığı için daha sonra bu ad kendisinin lakabı oldu.
 
         Kadınları eğitmek, onlara sosyal ve ekonomik konularda birtakım bilgiler vermek için gazetelere yazdığı yazılar yanında “İttihadü’n-nisa et-tehzîbi” adlı bir de dernek kurdu. Trablusgarp felaketzedeleri için bağış topladı. I. Dünya Savaşı münasebetiyle evinde hemşire yetiştirmek için bir okul kurdu. Tutulduğu İspanyol hummasından kurtulamayarak genç yaşta Kahire’de öldü. İmam Şâfiî aile mezarlığına gömüldü. (T.D.V. İslâm Ansiklopedisi c.4 s.488)

 
Kasas Suresi 24.Ayet  e-Posta

Bunun üzerine Mûsâ onların koyunlarını suladı. Sonra gölgeye çekilip, “Rabbim! Bana göndereceğin her hayra muhtacım” dedi.- Kasas Suresi-24.Ayet

 
İlk Hemşire  e-Posta

İlk Hemşire        

         Hemşireliğin bir meslek haline gelmesi, çok eski devirlere dayanmaz. Ancak hastalık ve tedavi insan hayatı ile başladığına göre, hasta bakımı da başlangıçtan beri süre gelmiştir. Peygamberimiz, hasta ziyaretine, hastaya hizmete çok önem vermiş, dinimizde hastanın hizmetinde bulunan yardımcılarının Ramazanda oruçlarını tehir edebileceklerine bile cevaz vermiştir.
 
         Siyer, İslâm tarihi ve hadis mecmualarında; özellikle savaşlarda hanımların bulundurulduğu ve bunların yaralılara hizmet verdiklerine dair pek çok örnekler vardır. “Buharînin nakline göre bir hanım“; Biz, hazreti peygamber ile beraber savaşta bulunurduk. Mücâhitlere su verir, onlara hizmet ederdik. Yaralıları tedavi eder, şehitleri Medine’ye taşırdık (Buharî, Cihad 67), der.
 
         Ümmü Atiye ise, Rasûlullah ile birlikte yedi savaşa katıldığını, geri hizmetleri gördüğünü, ordunun yemeğini yaptığını, yaralıların yaralarını sardığını ve çok ağır yaralılara da hizmet verdiğini söylemektedir (Müslim, Cihad, 142; Ahmed bin Hanbel, Müsned, 5/84-85).
 
         Hendek muharebesinde yaralananların tedavî ve bakımı için Peygamber efendimiz (s.a.v.) Medine’de Mescid-i Nebi civarında bir çadır kurdurmuş, bu çadırı hastabakıcı bir hemşire, Benî Eslem kabîlesine mensup Medineli Rufeyde (r.a.) isminde bir hanımın idaresine tevdi etmişti. (İbni Hişam, Sireti İbni Hişam Tercüme, Hasan Ege, c.3, s. 329, İstanbul, 1985).
 
         İşte tarihte İslam’ın ilk hastahanesi ve hemşiresi...
 
         Muharebe esnasında yaralanan mücahitler bu çadır içinde ve Rufeyde (r.a.) hatun ile yanındaki diğer İslâm hanımları tarafından bakılmış ve tedavi edilmiştir.
 
         Rufeyde (r.a.), sıradan bir hasta bakıcı hemşire değildi. Devrin tedavi usullerine vâkıf, bilgili bir hatun idi.
 
         Sünnete ve Ashâb-ı Kirama bağlılığı ayrılmaz vasfı haline gelen milletimizin özünde de iyilik severlik, âciz ve hastalara yardım duygusu ve faaliyetleri açıkça görülmektedir. Selçuklular döneminde de, Osmanlılar döneminde de özellikle tanınmış hanımların hastaneler yaptırdıkları dikkat çekicidir. 12. asırda Hunat Hatun Kayseri’de, 16. asırda Hürrem Sultan İstanbul Hasekide Şifahâneler yaptırmışlardır. Bütün varlıklı hanımların pek çok okul yaptırmalarının yanında hastane yaptırmaya yönelmeleri de beklenir. Artık bugün hemşirelik ve hasta bakıcılık bir meslek halini alsa da gönüllü hizmetlere ihtiyaç da devam etmektedir.

 
39.Hadis  e-Posta

إِنَّ فِي الْجَسَدِ مُضْغَةً إِذَا صَلَحَتْ صَلَحَ الْجَسَدُ كُلُّهُ

وَإِذَا فَسَدَتْ فَسَدَ الْجَسَدُ كُلُّهُ ألاَ وَهِيَ الْقَلْبُ

İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.

Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.

 
2009-2010 Açıköğretim Yıl Sonu Sınav Sonuçları Açıklandı  e-Posta

2009-2010 Açıköğretim Yıl Sonu Sınav Sonuçları Açıklandı

 

aof


Açıköğretim fakültesi yıl sonu sınav sonuçları açıklandı.

Binlerce öğrencinin beklediği sınavların sonuçları bugün açıklandı. Öğrenciler sınav sonuçlarını öğrenebilmek için Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesinin bir hizmeti olan internet adresinden TC kimlik numaralarını girerek öğrenebilecekler.

Açıköğretim fakültesi öğrencileri yıl sonu sınav sonuçlarını aşağıdaki linke tıklayarak TC kimlik numaralarını girerek beklemeden öğrenebilecekler.

http://aofsinav.anadolu.edu.tr

 
En'âm Süresi 70.Ayet  e-Posta
70.              Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi için Kur’an ile öğüt ver. Yoksa ona Allah’tan başka ne bir dost vardır, ne de bir şefaatçi. (Kurtuluşu için) her türlü fidyeyi verse de bu ondan kabul edilmez. İşte onlar kazandıkları yüzünden helâke sürüklenmiş kimselerdir. Küfre saplanıp kalmalarından dolayı onlara çılgınca kaynamış bir içecek ve elem dolu bir azap vardır.
 
<< Başlat < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Son >>

Sayfa 2 > 20