|
لاَ يُؤْمِنُ أحَدُكُمْ حَتَّى يُحِبَّ لأخِيهِ مَا يُحِبُّ لِنَفْسِهِ
|
|
Hiçbiriniz kendisi için istediğini (mü’min) kardeşi için istemedikçe (gerçek) iman etmiş olamaz.
Buhârî, Îmân, 7; Müslim, Îmân, 71
|
|
|
Şeytan İle Oduncu
Odunculukla hayatını kazanan bir zat vardı. Allah'a karşı kulluk" vazifesini yapar, kimsenin ekşisine tatlısına karışmazdı. Bu zahit kişinin bulunduğu köyün yakınında bir köy daha vardı, onlar da dağda kutsal diye kabul ettikleri bir ağaca taparlar, ondan meded beklerlerdi.
Oduncu, bir gün: «Şunların Allah diye taptıkları ağacı kesip odun edeyim, pazarda satarak ekmek parası kazanırım; hem de, bir kavmi Allah'a isyandan kurtarmış olurum» diye düşünerek Allah rızası için ağacı kesmeye karar verdi.
Dağa doğru giderken karşısına acaip suratlı pis bir adam çıkarak nereye gittiğini sordu. Oduncu:
- Halkın Allah diye taparak Allah'a isyan ettikleri ağacı kesmeye gidiyorum, dedi. Adam, oduncuya:
- Ben şeytanım... O ağacı kesmene müsaade etmiyorum, deyince zahit oduncu, şeytana çok kızmıştı.
Öldürmek için hücum ederek yere yatırdı ve üzerine oturup hançerini boğazına dayadı.
Şeytan zahide:
- Ey zahid, sen beni öldüremezsin. Allah bana kıyamete kadar müsaade etmiştir. Fakat gel o ağacı kesme, seninle anlaşalım. Ben sana her gün bir altın vereyim, sen de ağacı kesmekten vazgeç. Hem el ağaca tapıyormuş, günah işliyormuş senin neyine gerek, altınını al işine bak, dedi.
Adam şeytanı bırakmıştı. Şeytan adama, akşam yatıp sabahleyin yastığının altına bakmasını söyledi ve anlaşarak ayrıldılar.
Adam ağacı kesmekten vazgeçip, evine dönmüştü.. Akşam yatıp sabahleyin yastığının altına baktığında, altını gördü. Memnun olmuştu, ikinci gün oldu. Fakat bu sefer şeytan altını koymamıştı. Adam kızıp baltasını aldığı gibi dağa ağacı kesmeye gitti. Fakat yolda yine şeytanla karşılaştılar. Adam şeytana iyice kızmıştı. Görünce:
- Seni sahtekâr seni, kandırdın değil mi beni?., diyerek üzerine hücum etti.
Fakat evvelkinin tam tersine bu sefer şeytan adamı tuttuğu gibi altına aldı. Adam şaşırmıştı. Bu nasıl hâl der gibi şeytanın yüzüne bakıyordu. Şeytan:
- Hayret ettin değil mi? Niçin bana yenildiğinin sebebini söyleyeyim: Dün sen Allah rızası için ağacı kesmeye gidiyordun. Seni değil ben, dünyadaki bütün şeytanlar bir araya gelsek yine yenemezdik. Lâkin şimdi Allah rızası için değil de, sana altını vermediğim için kızdığından gidiyorsun, işte o yüzden bana mağlup oldun ve sana ağacı kesmene müsaade etmeyeceğim, dedi.
|
|
عَيْنَانِ لاَ تَمَسُّهُمَا النَّارُ : عَيْنٌ بَـكَتْ مِنْ خَشْيَةِ اللَّهِ وَعَيْنٌ
بَاتَتْ تَحْرُسُ فِي سَبِيلِ اللَّهِ
|
|
İki göz vardır ki, cehennem ateşi onlara dokunmaz: Allah korkusundan ağlayan göz, bir de gecesini Allah yolunda, nöbet tutarak geçiren göz.
Tirmizî, Fedâilü’l-Cihâd, 12.
|
|
|
Türkiye Tepkisini Çağlayan'da Gösterecek; 5 Haziran Cumartesi 16.00

KORSANLIĞA DUR DEMEK İÇİN 05.06.10 Cumartesi günü Çağlayan Meydanı’nda saat 16:00’da yapılacak olan mitingle alakalı olarak bir açıklama yapan Saadet Partisi İstanbul İl Başkanı Erol Erdoğan, “İsrail’in, uluslararası hukuku, insan hak ve hürriyetlerini hiçe sayan pervasız tutumu dünya kamuoyunca bilinen bir gerçekti. İçinde çocuk, kadın ve yaşlıların da bulunduğu sivil bir gemiye saldırarak masum insanları öldürmesi bunun son örneğidir. İsrail’e karşı sadece Türkiye’de değil, dünya kamuoyunda büyük tepki oluşmuştur. Günler geçmesine rağmen hala gemilerden, gemidekilerden, ölü ve yaralılardan sağlıklı bilgi de alınamamaktadır. Bu tam bir karartmadır. Bu mitingi biz düzenlememize rağmen bir siyasi parti mitingi değildir; onlarca sivil toplum kuruluşunun da destek vereceği zulme karşı olan herkesin mitingidir. 4 Ocak 2009’da yine Çağlayan’da yaptığımız Gazze mitingi bunun en güzel örneğidir. Benzer ve çok daha görkemli bir mitingle İsrail’in sınır tanımaz korsanlığına dur diyeceğiz. Bu maksatla sadece İstanbulluları değil, İsrail’in saldırganlığına “dur” demek isteyen her görüşten ve kesimden insanımızı Cumartesi günü Çağlayan’a bekliyoruz” dedi.
|
|
Hac Kura Sonuçları 2010 Açıklandı
Diyanet İşleri Başkanlığınca 2010 Yılı Hac Kur’a Sonuçları Açıklandı.

2010 Yılı Hac Kur’a Sonuçlarını Görmek için aşağıdaki linke tıklayınız.
http://hac.diyanet.gov.tr
|
|
İHH İnsani Yardım Filosu Cumartesi Yola Çıkıyor !!

Filistin halkına yardım ulaştırılması ve İsrail’in Filistin’de uyguladığı ambargonun kaldırılması için bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük insani yardım filosu İHH İnsani Yardım Vakfı’nın öncülüğünde 9 gemi ile yola çıkıyor. Türkiye’den ve Dünya’dan milyonlarca insanın desteği ile oluşturulan filoda yer alacak gemiler 22 Mayıs Cumartesi günü saat 11.00’da Sarayburnu’ndan demir alıyor ve Gazze’ye binlerce ton ilaç, tıbbi malzeme ve inşaat malzemesi taşıyor. Filoda çeşitli ülkelerden aktivistler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, insan hakları savunucuları, sanatçılar, gazeteciler ve yazarlar da bulunacak. Yardım filosunu uğurlamak ve Filistin halkına selamlarımızı göndermek ve “Yalnız değilsiniz!” demek için üzere Sarayburnu’nda buluşalım.
Karadan ve denizden teknelerle yapılacak olan uğurlamaya tüm Filistin dostlarını bekliyoruz!
Tarih : 22 Mayıs 2010, Cumartesi Saat : 11:00
Yer : Sarayburnu/Sirkeci
|
|
İki Yiğit Kardeşimizi Kaybettik!

Özgür-Der, Afganistan′da elim bir uçak kazasında kaybettiğimiz Bahattin Yıldız ve Faruk Aktaş için başsağlığı mesajı yayımladı.
BAHATTİN YILDIZ ve FARUK AKTAŞ KARDEŞLERİMİZİ KAYBETTİK! MÜSLÜMANLARIN BAŞI SAĞOLSUN!
Afganistan′da bugün Kunduz-Kabil seferi sırasında düşen uçakta Türkiyeli iki değerli kardeşimiz, Bahattin Yıldız ve Faruk Aktaş′ın da bulunduğu haberi hepimizi derinden sarsmıştır. İHH adına bir yetimhane inşası için gittikleri Afganistan′ın Kunduz vilayetinden dönüşleri sırasında bu kardeşlerimizin bindikleri uçak Kabil′e 100 km. kala düşmüş ve uçakta bulunan toplam 43 kişi hayatını kaybetmiştir.
Bahattin Yıldız Türkiye′de bütün Müslümanların yakinen şahitlik ettikleri çabalarıyla, fedakarlığı, içtenliği, samimiyeti ve tevazusuyla herkesin takdirini ve sevgisini kazanmış bir ağabeyimizdi. Afgan cihadına fiilen iştirak etmesi örneğinde görüldüğü üzere bedel ödemekten kaçınmayan bir kişiliğe sahipti. Ölümün gelip kendisini adeta sevdalanmışçasına bağlandığı topraklarda ve Allah için çabalarken bulması şüphesiz çok anlamlı bir son olmuştur.
İHH′nın Asya departmanı sorumlusu Faruk Aktaş da Pakistan′da eğitim görmüş ve bu bölgeyi iyi bilen bir kardeşimizdi. Kendisi de yetim büyümüş bir kişi olarak, emperyalist işgalin mağduru olan ve işgalin doğurduğu acıları, zulümleri, yoksullukları derinlemesine yaşayan bu coğrafyanın insanlarına yardım ulaştırmak, katkıda bulunmak için türlü sıkıntıları, zorlukları göze almaktaydı. Mazlum ve mağdur kardeşlerimizin yardım çağrılarını karşılıksız bırakmamak için çabalarken hayata gözlerini yuman bu kardeşimizin de hepimize güzel bir örneklik sunduğu açıktır.
Bahattin Yıldız ağabeyimizin de, Faruk Aktaş kardeşimizin de Hak Teala′nın rızası istikametinde bir hayat yaşadıklarına ve yaşadıkları gibi de öldüklerine şahitlik ederiz. Şahitlik kaygısı ve çabası içinde sürdürdükleri hayatlarını yine Allah′ın dinine şahitlik ederek noktalamışlardır. Zalimlere ve zulme karşı direnme, İslam Ümmetinin mazlum ve müstezaf çocuklarına sahip çıkma, kardeşlik sorumluluğunu yerine getirme bilinci ve azmiyle çaba sarfederken canlarını Rablerine teslim eden bu kardeşlerimizi Rabbimizin cennet nimetiyle mükafatlandırmasını niyaz ediyor; ailelerine, yakınlarına ve İHH camiasına sabırlar diliyoruz. Tüm İslam Ümmetinin başı sağolsun!
ÖZGÜR-DER
|
|
Bir Dost
Saate bakmaksızın kapısını çalabileceği bir dostu olmalı insanın... "Nereden çıktı bu vakitte" dememeli, gece yarısı yataktan fırladığında; Gözünün dilini bilmeli,dinlemeli, sormadan söylemeden anlamalı.... Arka bahçede varlığını sezdirmeden Mütemadiyen dikilen vefalı bir ağaç gibi köklenmeli hayatında; Sen her daim onun orada olduğunu hissetmelisin. İhtiyaç duyduğunda gidip müşfik gövdesine yaslanabilmeli, kovuklarında saklanabilmelisin. Kucaklamalı seni güvenli kollarıyla. Dalları bitkin başına omuz, yaprakları kanayan ruhuna merhem olmalı...
En mahrem sırlarını verebilmeli, en derin yaralarını açıp gösterebilmelisin; Gölgesinde serinlemelisin sorgusuz sualsiz. Onca dalkavuk arasında bir tek o, Sözünü eğip bükmeden söylemeli,
yanlış anlaşılmayacağını bilmeli, alkışlandığında değil sadece; Asıl yuhalandığında yanında durup koluna girebilmeli... Övmeli alem içinde, baş başayken sövmeli övdüğünde de sövdüğünde de bunun iyilikten olduğunu bilmelisin: Teklifsiz kefili olmalı hatalarının; günahlarının yegane sahibi. Seni senden iyi bilen, sana senden çok güvenen bir sırdaş, göz bebekleri bulutlandığında fırtınayı sezebilmelisin. Ve sen ağladığında onun gözlerinden gelmeli yaş... Yıllarca aynı ip üzerinde çalışmış, iki trapezci koluna girebilmeli... Parkurun bütün zorluklarına rağmen DOST"luğumuzu koruyabildik, acıları birlikte göğüsledik ya; Yenildik sayılmayız diyebilmeli..... Issızlığın yalnızlığın en koyulaştığı an da küçük bir kağıda yazdığımız kısa ama ümit var bir yazıyı yüreğe benzer bir taşa bağlayıp birbirimizin camından içeri atabilmeliyiz.
Can Dündar
|
|
Hiçbir Şeyi Bilmeyen Hiçbir Şeyi Sevmez
Hiçbir şeyi bilmeyen hiçbir şeyi sevmez. Hiçbir şey yapamayan, hiçbir şey anlamaz. Hiçbir şey anlamayan, değersizdir. Oysa anlayan kişi aynı zamanda sever, farkına varır, görür...
Bir şeyin aslında, ne kadar bilgi varsa daha fazla sevgi vardır....
Tüm yemişlerin böğürtlenlerle aynı zamanda olgunlaştığını düşleyen kişi üzümlere ilişkin bir şey bilmiyor demektir.
(Paracelsus)
|
|
Tebrikler Bursaspor, Şampiyonlar Liginde Başarılar

Bursaspor elde ettiği bu zaferle sadece Bursa taraftarını değil tüm Türkiye'yi gururlandırmıştır. İbretli.Net ailesi olarak Ertuğrul Sağlam’ın şahsında Bursaspor camiasını tekrar kutluyor, aynı başarıyı Şampiyonlar Ligi’nde de ortaya koymalarını bekliyoruz.
|
|
|