20 Nisan 2018, Cuma

Varlık Hiçlikle Başlar

 

Varlık Hiçlikle Başlar

Dansçı Rabia Christine Brodbeck, bir gün Newyork'ta gezerken bir mescidin kapısında yazan bir sözü okur. Mescitten çıktığında artık bambaşka biridir.

Onun hayat hikayesi alışa gelmiş hayat hikayelerinden farklı. Bir ruhun uyanış hikayesi daha çok. Christine'den Rabia olmanın, batıldan soyunup Hakka yönelişin hikayesi.. Gerçek aşkın peşine düşme yolculuğu ….

Rabia Christine Brodbeck, Londra, Paris ve New York'ta solo gösteriler sunan İsviçreli bir modern dansçı. Sanata başlangıcı tıpkı İslama yönelişi gibi içindeki garip sıkıntıdan doğar Christine Brodbeck'in... Tarifini asla yapamayacağı adını koyamayacağı garip bir hüzün onu sanata ve diğer hayatına doğru bir yolculuğa çıkarır.

Bir gün Newyok'ta arkadaşlarıyla dolaşırken, küçük bir mescitteki “varlık hiçlikle başlar” yazısı onun tüm yaşamını değiştirecektir. Kaosun ve materyalin şehri Newyork ne gariptir ki onun ruhunun kapılarını farklı yöne itecektir. Bu mescitten içeri girdiği an Brodbeck, ikinci hayatına adım atmıştır. Mescitteki hoca Christine ve arkadaşlarına insan-ı kamil olmayı anlatır. Brodbeck, “İnsanın en değerli mahlukat olduğunu o hocadan dinledim. Daha önce kiliseye de gitmiştim ama beşer hiç böyle tarif edilmemişti. Mescitten çıktığımda farklı bir insan olmuştum. Geçmişte kilisedeki din adamlarının anlattığı insan zengin insan değildi oysa Newyork'taki hocanın anlattığı insan zengin insandı” diyor. Ve o insanı bulma hikayesi böylelikle başlar Brodbeck'in...

Sonra müslüman olur Rabia Christine Brodbeck. Kendi ruhunda umreler yapan, hacca giden Rabia Christine, insani kamil olmak için ruhunda uzun bir yolculuğa çıkar.

Aşk okulunu kuran Adem

“Hz. Adem'in cennetten inmesi insanoğlu için büyük bir nimet, O aşk okulunun kurucusu. Adem dünyaya gönderildiğinde Yaratan'ından uzaklaştığı için ona büyük bir özlem duydu ve muhabbetleri başladı “ diyor Rabia Christine Brodbeck Allah'a olan aşkını tarif ederken..." İnsan günahlarıyla aşkı buluyor, insanın kusurları sanata mal oldu. O aşk sayesinde eşyaya da ruh geldi" diyor sanatkarca aşkı buluş serüvenini anlatırken... Aşk ile tanıştığı Newyork'ta belli bir süre kaldıktan sonra İstanbul'a gelir ve zıtlıkların buluştuğu bu şehirde ruhunu bulur. Çatışmadan doğan aşk onu teslimiyete iter. On dört yıldır yaşadığı bu şehirde sanatından kopmaz ve dans dersleri vermeye devam eder.

“Ben din değiştirmedim, yalnızca içimdeki gizli hazineleri keşfettim. İnancımı değiştirmedim, yalnızca saptırılmış, anlamsız bir yaşamdan ebedi zenginliğe geldim, bilinçsizliğimden çıkıp kendi varlığımın hakikatiyle yüzleştim” sözleriyle içindeki değişimi anlatıyor. Hakka yönelişini keskin sınırları olan bir kopuş gibi değil, uyanış gibi gören Brodbeck, “Din sayesinde daha kuvvetli bir dansçı oldum, daha iyi bir anne , daha iyi bir eş oldum” diyor. Sanatını aşka bandıran Rabia Christine Brodbeck, gerçek sanatkarın nimetlerinden en iyi şekilde faydalanmaya ve onun değerini iyi algılamaya bağlıyor dönüşümünü açıklarken. Ve tüm bu ruhundaki uyanışları Fakra Övgü kitabında anlatıyor. Rabia Christine Brodbeck sanat yolunda dine ulaşmış gerçek bir sanatkar ve gerçek bir aşık... Onun hikayesi aslında bir aşk hikayesi.. Gerçek Sevgiliyi bulma hikayesi..

TarihOkunma
Toplam1317
Cu. 202
Pzt. 161
Cu. 131
Pz. 081